10 Ocak 2017 Salı

KAR DEMEK TATİL DEMEK BİRDE HATIRALAR...




Çocukluğumun karlı günleri geri geldi.İstanbul cuma gününden beri beyazlar içinde.

Seviyorum ben kışı karı o yüzden mutluluk verir her daim bana. Bilirim aynı zamanda mağduriyettir kimi zaman çaresizlik  ama seversin işte ne çare.

Kar yağdı mı  macera başlar önce merak içinde  okulun  tatil olup olmadığı haberini bekler sonra bu haberi aldıktan sonra doğru eve koşup annelerimizden izin alıp arkadaşlarla birlikte kartopu oynardık. Kardan adam yapma işi tamamlandıktan sonra naylon poşetlerle yokuş aşağı kaymanın keyfi  anlatılmaz yaşanırdı. İyice üşüyüp ıslanmaya yakın, birde karda izini çıkarttıysan oyunun sonuna gelmişsindir. Bu aşamadan sonra annelerin mahallenin dört bir yanından yükselen bağırtılarını duymak kaçınılmaz bir sonudur. İçeriye girmeden kapının önünde iyice sirkelenmeli ıslak elbiseler hemen üzerinden çıkarılmalı ve sobanın başında sızlayan elleri ayakları ovmaya başlamalısın. Sonra donmuş eline ayağına bir ateş basar ki ağlamamak için kendini zor tutarsın. Tutarsın çünkü yarın yine çıkacaksın.Annenin verdiği sıcak ıhlamuru içip mayışırken burnunda sobanın üstündeki portakal kabuklarının mis gibi kokusuyla uykuya dalardın.

Benim çocukluğumun kar hikayeleri böyleydi.Bir çoğu değişmiş olsa da okulların tatil olmasından dolayı  çocuklar hala mutlu... 

2 yorum:

özlem öztürk dedi ki...

Sen yazdıkça ne kadar mutlu oluyorum ben. Sahalara geri döndün resmen. Ben de senin gibi daha sık yazmaya devam ediyorum. İnşallah böyle devam edeceğiz şekerim :)

Swotpisces dedi ki...

tatile ben de seviniyorum... :)