23 Kasım 2016 Çarşamba

AÇIK BIRAK PENCERENİ

Herşey 6 haziran 2016 da başladı. Tamam zor bir yıl olacağını biliyorduk ama bu kadarını da beklemiyorduk açıkçası. Zorluk dediğimiz evimizin büyük kızının üniversite sınavıydı iki yıldır ciddi bir emek harcamış onunla beraber hepimiz bu hengamenin içinde payımıza düşeni fazlasıyla yaşamıştık. O kadar ki bu yılın hiç bir küçük tatiline bir program yapmadık. Tüm planları sınav sonrasına erteledik. Yani bütün gündemimiz sınavdı.

Sonra başta söylediğim herşeyin başlangıç tarihi olan 6 haziran da birdenbire işin içine tayin hikayesi giriverdi.

Ve bu tayin  bizim hiç bir koşulda tercih etmeyeceğimiz,  hatta bir parçada korktuğumuz İstanbul olunca haliyle hem şok olduk hem de gerim gerim gerildik. Bursa'dan emekli olmayı düşünürken nerden çıktı şimdi  bu İstanbul, hem niye biz, ne yaparız, nasıl taşınırız, İpeğin okulu ne olacak, ya voleybolu...

Tek derdimiz üniversite sınavıyken al sana istemediğin kadar çok bilinmeyenli denklem. Bu kadarla bitti mi hayır üstüne birde ülke gündeminin sıkıntıları hadi çık çıkabilirsen işin içinden.... 

Hayatımız bir anda belirsiz bir eksene doğru kaymış oldu. Belirsizlik bir insanın yaşayacağı en zor sınavlardan biri bunu biz çok iyi biliriz ama bu seferki bizi bir tık daha yordu ve yıprattı.

Sıcak bir yazı stresli ve moralsiz geçirdik. Hayatımızın yeni hali  Nazlı kızımızın sınav sonucuyla şekillenmeye başladı. Kızımız İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesini kazanınca bir nevi onun üzerinden yeni bir hayat kurmaya heveslendik. Gerçi kendisi "ben bunu hiç hayal etmemiştim aile yanında üniversite okunur mu hiç" diye cümleler kurmadı da değil hani... 

Yavaş yavaş her şey yoluna girmeye başlıyordu. Kızların okul işi tamam ev işi tamam benim tayin işim de olunca Eylül ortasında İstanbul'a taşındık.
Yerleşme, çevreyi tanıma büyükşehire alışma derken anca kendimize geliyoruz.


Tabii bu arada sonbahar da koşar adım geçip gidiyor hayatımızdan ve ben anladım ki insanın keyfi yerinde olmayınca mevsimlerinde hiç bir anlamı olmuyormuş. Bu sonbahar benim için yaşanmamış gibi oldu ama olsun kışı ve yeniyıl ruhunu elimden kaçırmaya niyetim yok.Kimbilir belki ufukta küçük bir seyahat planı bile vardır...






  









4 yorum:

özlem öztürk dedi ki...

Hoş geldin diyorum o zaman :) Hem İstanbul'a hem de bloga. Sıkıntılı bir seneydi haklısın. Geçmiş olur artık inşallah diye düşünüyorum. 2017'nin daha iyi bir sene olacağına dair içimde güzel hisler var. Seni, buraya yazmanı özlemişim. Birbirini takip eden cümleleri okumak iyi geliyor bana. Sohbet ediyormuşuz gibi. Ben de daha fazla yazmaya çalışıyorum. Suya anlatmak gibi rahatlatan bir yanı var yazmanın. Eminim sana da iyi gelmiştir gecenin bu saatinde.

Tatlı rüyalar şekerim.
Tekrar hoşgeldin.

Naz Pek dedi ki...

Hoş buldum özlem:)
Gerçekten de iyi geldi. Arayı uzatınca başlamak daha zor oluyor ama sonrası akıp gidiyor.dediğim gibi anca kendime geliyorum bundan sonrası için daha umutluyum.sağolasın senin iteklemende işe yaradı ama😄

laleninbahcesi dedi ki...

Ah İstanbul'a mı geldiniz, ne güzel diyeceğim ama endişelerinizde de haklısınız. Daha temkinli yaşamaya hoş geldiniz. Ama korkmayın İstanbul böyle olunca diri tutuyor insanı. Üniversite öğrencisini kutlarım.
Hem merak ettim hangi yakadasınız. Belki Özlem'le birlikte bir kahve buluşması yapabiliriz..

Naz Pek dedi ki...

Avrupa yakasındayız lale abla ama en kısa zamanda buluşup sizinle bir kahve içmeyi çok isterim.