15 Nisan 2009 Çarşamba

*DENİZDE DAMLA*



Bugün biz çok mutluyuz .Niyemi?

Kendi çapımızda elimizden geldiği kadarı ile denizde damla olmak istedik.




23 Nisan'da bir çocuğun gülümsemesine saklanmak istiyorsanız...


İşte adresler:

HER ÇOCUĞUN BİR MASALI OLMALI KİTAP KAMPANYASI

Psk.Dr. A. Şebnem Soysal

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Çocuk Nöorloji Bilim Dalı 10. Kat
Beşevler- ANKARA 0312 202 60 02


HER ÇOCUĞUN BİR MASALI OLMALI KİTAP KAMPANYASI
Yeşilovacık Belediyesi
Yeşilovacık-MERSİN



14 Nisan 2009 Salı

*BAHAR ÇARPMASI*



Hafta sonu hava mis gibiydi cumartesi öğleden sonra kendimizi tabiat ananın kollarına bıraktık.Yedik içtik yattık yuvarlandık cücüklerimle birlikte baharın tadını çıkarttık.




















Ama Pazartesi itibariyle kolumu kanadımı kaldıracak halim yook.Sabah sürünerek kalktım bütün rutinler yerine getirildi.İşyerine geldim ama kafamı tartamıyom baktım olacak gibi değil kendimi eve attım.Süheyla hanım ve kızlara beni yok sayın deyip yatağa girdim.Gözümü açtığımda saat akşamın altısı olmuştu.İki prensesimde etrafımda bir elimi tutuyor biri başımı tutuyor.Sofrayı bile hazırlamışlar ben yatarken .Bugün biraz daha toparlanmış gibiyim ama haberlere baktıkça gözümü hiç açmak istemiyorum.
Not:"AŞK"bu ara okuyacak bir kitap arıyorsanız eğer şiddetle tavsiye edilir.

10 Nisan 2009 Cuma

*KRİZ BİTTİ AŞK VAR*


Eyy Aşk sen nelere kadirsin.Yanlış anlaşılmasın bu aşk başka aşk.Hani ben bir önceki postta perde olayından bahsetmişdim ya enson dedikleri gün ve saatte yine bunlar yok piyasada arayan soranda yok.Ben gayet sakin bir sonraki günün öğleden sonrasına kadar bekledim.şimdi siz yuh artık dahada bekledinmi demeyin (ki dediğinizi biliyorum) bende bir sabır bir dinginlik sormayın ben bile şaşıyom kendime hani sabırlıyım ama bu biraz aştımı ne diye de düşünmüyo değilim hani.Neyse dün öğleden sonra gittim "abla kargoda sorun çıktı tül hazır ama mekanizma bekliyoz ne yapalım bizede firma böyle diyo falan filan kem küm ıvır zıvır........."
Ben gayet sakin firma böyle çalışıyorsa lütfen bu firmayla çalışmayın ozaman.Bakın insanları mağdur edip parasıyla rezil ediyorsunuz.Bugün yarın diyip insanları zor durumda bırakmayın bir gün sonra olacaksa siz yinede iki gün sonra deyin.Obsiyonlu konuşun inandırıcılığınızı yitirmeyin dedim.Hemen akşam gelin taktığınız perde ve zımbırtıları alın ben istemiyorum.Ha siz almazsanız akşam söker ben getiririm dedim.onlarda "Tamam abla çok haklısınız" dediler.Ben işyerine döndüm ama gayet sakinim Taç Linenin sitesine girdim durumu özetleyen bir mail attım onlara şikayetimi bildirdim.Bir iki saat sonra bunlar beni aradı "abla tülde mekanizmada hazır takalımmı yoksa çıkarıp alalımmı" Bir an düşündüm ee hadi takın bakalım dedim.Akşam eve gittim İpek böcüğü mutluluktan uçuyor "anneeee gözlerini kapat sakın açma sana bir süprizim var" elimden tutup odasına gittik "tata tataammmm baak perdem geldiiii"

Şimdi Aşk bunun neresinde diyorsun değil mi? efendim ben iki gündür Elif Şafak'ın AŞK romanını okumaktayım.Ve anladımki sabrımın sukunetimin nedeni bu kitapmış.Kitapta Mevlana ve Şems'in ilahi aşkı üzerinden Ella ve Aziz'in dünyevi aşklarına uzanan çok akıcı etkili ve insanın ruhunu dinginleştiren bir anlatım var.İşte GÖNLÜ GENİŞ VE RUHU GEZGİN SUFİ MEŞREPLİLERİN KIRK KURALINDAN bazıları :

Altıncı Kural: Şu dünyadaki çatışma,önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma.Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir.Aşk dilsiz olur.

Yedinci Kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak,sadece kendi sesinin yankısını duyarak,Hakikat'i keşfedemezsin.Kendini ancak başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin"

Dokuzuncu Kural: sabretmek öylece durup beklemek değil,ileri görüşlü olmak demektir.Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir.allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer,hazmeder.Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

Hadi ben kitabıma geri döneyim artık.Hepinize AŞK dolu İyi hafta sonları

8 Nisan 2009 Çarşamba

*PERDE KRİZİ*






Neden bu ülkede işler bir seferde hallolmaz arkadaş.Yani illa ki bir aksilik çıkmak zorunda değilmi.Yada bu durumlar hep bizemi denk gelir ben çözemedim.Ben şimdi bizim ipek böcüğünün odasında biraz tadilat yapayım demiştim (bilen bilir daha önce yazmıştım).Boya badana kısmını sorunsuz hallettik.renkler süper oldu.Geldik perde işine hep ablasının eskilerini kakalıyoz ya biz buna hadi bu sefer yeni sıfır bir perde diktirelim dedik.Birkaç yere baktım sonra baktım Taç Linen de kampanya var bide tanınan bir marka sorun çıkmaz diye düşündüm.Tülü modeli beğendik ölçü falan alındı bir hafta sonra tülünüz hazır olur dediler.Bir hafta geçti arayan soran yok.Ben bir uğrayayım dedim şunlara "eee şey efendim çok yoğunduk kampanya falan kem küm ... iki gün sonra sizdeyiz" Neyse dedim tamam yapacak birşey yok nasıl olsa parasını verdik birkere iki gün sonra geldi bunlar odada iki camımız var biri eğimli biri balkon kapısıyla birlikte.Kapılı olan takıldı güzel de oldu sorun yok gelgelelim diğer camın ölçüsü yanlış alınmış uymadı haydiiiii arkadaş siz bu işi ilkdefamı yapıyonuz nasıl yanlış alınır yahu "eee şey bazen böyle şeyler oluyor abla merak etme hemen hallederiz" Hayır şimdi merak etsem ne olur etmesem ne olur elinize düştük birkere camın birinde perde var birinde yok.Bunada tamam dedim ama lütfen uzamasın "yok abla hemen hallederiz"bu konuşmadan sonra tekrar ölçü alındı ve yaklaşık bir 10 gün daha geçti.Bu arada minik hergün "anneeee perdem ne zaman gelecekkkk"Sevgili eşim birazda dalga geçerek "aşkım ne oldu senin perdecilere görüyosun ben boya işini birgünde hallettirdim" dedikçe bana afakanlar basmaya başladı en son dün gittim kapıdan girer girmez "yarın öğlen sizdeyiz abla" dediler.Bugün itibariyle şu saate kadar henüz gelen giden olmamış söyleyin şimdi ben ne yapayım...



3 Nisan 2009 Cuma

*GÜNEŞİ GÖRDÜM*


Film gösterime girdiği günden beri bir türlü denk getirip izleyememiştik.Birkaç başarısız organizasyondan sonra dün iki can dostumla birlikte muradımıza erdik.Üçümüzde sulu gözlü olduğumuzdan gözler şiş ağız burun birbirine karışmış şekilde çıktık sinema salonundan.
Gelelim film hakkındaki düşüncelerimize:Yani üçümüzün düşüncelerine
Mahsun Kırmızıgül "Güneşi Gördüm" de zorunlu göçle yerinden yurdundan edilen bir ailenin dramatik öyküsünü anlatmış. Hepimizi,çaresizliği,yokluğu,yoksulluğu,kardeş kavgasını.Ülkemizin yadsınamaz gerçeği kanayan yarası terörü Mahsun'ca anlatmaya çalışmış.Önemli olan o coğrafyada yıllarca tabu olan bazı gerçekleri sinema perdesinde dillendirmektir.Taşın altına elini koymaktır.Eleştirmek isterseniz mutlaka birşeyler bulursunuz ama filme gidip destek vereceğizki daha iyileri yapılabilsin.
Film de Ali Sürmeli Cahit Sıtkı Tarancı nın Memleket isterim şiirini o kadar güzel okuyorki ve bence şiir zaten herşeyi anlatıyor.
MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.